Ayasofya Fatih Medresesi, 86 yıl sonra yeniden açılıyor

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethettikten sonrasında ilk iş olarak Ayasofya’yı camiye çevirdi ve Ayasofya’nın kuzeybatısında yer edinen, papaz odaları olarak adlandırılan yapıyı da medrese olarak hizmete açtı.

Süre içinde medrese işlevini sürdüren yapı, derhal her dönemde bakım ve onarım çalışmalarından geçti.

Sultan Abdülaziz döneminde tekrardan restore edildi

Sultan Abdülaziz döneminde 1869-1874 yılları aralığında yıktırılan ve eski medrese temelleri üstüne tekrardan inşa edilen yeni medrese binası, Ayasofya’dan geriye çekilerek batı cephesinin hizasında hazırlanan projelere nazaran yapılmış oldu.

Son Ayasofya Medresesi, Daru’l-Hilafetü’l-Aliye Medresesi olarak kullanılırken, 1924’de, İstanbul Belediyesi tarafınca Öksüzler Yurdu olarak değerlendirildi. 1934 senesinde Ayasofya Müze olduğunda medrese bir süre daha Öksüzler Yurdu olarak kullanıldı. 1936 senesinde harap olması ve kullanıma uygun olmaması sebebiyle yıktırıldı.

İlk etap emekler 2017’de başladı

Rekonstrüksiyon sürecinde Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 19 Aralık 2012 tarih ve 1069 sayılı sonucu ile restitüsyon ve rekonstrüksiyon projeleri uygun bulunmuş oldu.

İstanbul Rölöve Anıtlar Müdürlüğünce 11 Aralık 2017’de Ayasofya Medresesi ilk etap işine başlandı. 31 Aralık 2019’da işin tasfiyesi yapılmış oldu. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafınca meydana getirilen ihale sonucu geçen yıl 25 Nisan’da Ayasofya Medresesi tamamlama işi yer teslimi gerçekleştirildi.

Özüne uygun şekilde yeniden inşa edildi

Ayasofya Fatih Medresesi, Vakıflar Genel Müdürlüğünün yeniden inşası ile günümüze kazandırıldı.

Ayasofya Fatih Medresesi Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesine Ayasofya Yerleşkesi olarak özüne uygun şekilde kullanılmak suretiyle tahsis edildi.

Medresede yer alacak merkezler

Medresede, Ayasofya Araştırmaları Merkezi, Fatih Sultan Mehmet ve Süreci Araştırma Merkezi, İslam Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi, İslam Hukuku Araştırma Merkezi, Yazma Eserler Uygulama ve Araştırma Merkezi, Vakıf Araştırmaları Merkezi, Evliya Çelebi Emek harcamaları Araştırma Merkezi, Görsel İletişim ve Tasarım Uygulama ve Araştırma Merkezi yer alacak.

Medresenin mimari özellikleri

Mevcut temel duvarlarının onarımları yapıldıktan sonrasında yapı bu duvarların üstüne oturtuldu. Duvar örgüsü ahşap hatıllar ve demir gergi sistemi ile güçlendirildi. Caferiye Sokak’a bakan ön cepheye taş kaplama yapılmış oldu.

Toplam oda sayısı 42 iken, onaylı proje ile işlevsel değişikliklerden dolayı birleştirilen mahaller oldu ve oda sayısı 38’e düşürüldü.

AA’nın aktardığına nazaran, 1473 metrekare alanda 1300 metrekare kapalı olanı bulunan medresenin birinci avlusunun büyüklüğü 155 metrekare, ikinci avlusunun büyüklüğü 230 metrekare, arka avlusu 115 metrekareden oluşuyor.

Avlularda çelik konstrüksiyon üstü ahşap deck yapılarak adım atma alanları oluşturuldu.

Birinci avluda sarnıç kalıntıları korunarak üstüne deck yapılmış oldu. İkinci avluda bulunan kalıntılar, çevresinden gezilerek sergilenecek şekilde açıkta bırakıldı.

Z-02 mahallinde bulunan emsalsiz taş döşeme korunarak çevresine ahşap döşeme yapılmış oldu. Avlularda revak altları terracotta taban tuğlası ile kaplandı.

Soğukçeşme Sokak cephesine bakan mahallerde terracotta taban tuğla ile döşeme yapılmış oldu. Kapı ve pencereler, oda tavan kaplamaları ve döşemeleri ile revak kaplamalarında birinci derslik çam kereste kullanıldı.

Kaynak: Ensonhaber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.