İnsan ilişkilerinde Ayetlerle emredilen 9 altın kural

Yüce Tanrı Kuran-ı Kerim’de ayetlerle tüm zamana ve tüm insanlığa seslenmiştir. Bu, Kuran-ı Kerim’in evrensel bir kitap olmasının en büyük kanıtıdır.

Hafızamızda sual işareti bırakan, içinden çıkamadığımız tüm sorunlarda Kuran-ı Kerimde bir karşılık muhakkak buluruz. Bizlere şifa olan yiyecekler’den, asla yenmemesi gerekenlerden Rabbimiz tek tek bahseder ve bunlarda bizim için hayırlar gizlidir.

Kuran-ı Kerim, her mevzuda olduğu benzer biçimde insan ilişkileri ile ilgili hususlar da  barındırır. Hucurat suresinde rabbimiz, insanlarla olan ilişkilerimizde nasıl davranmamız icap ettiğini, nasıl bir yol izleyeceğimizi bizlere bildirir. İşte hucurat suresinde bahsedilen, insan ilişkilerine yön veren 9 kaide…

1-Size gelen bir haberin doğruluğunu araştırın.(Hucurat 6)

Bir yakınımızla ilgili bizlere bir şey bildirildiğinde, ilkin bunun doğru olup olmadığından güvenli olmalıyız. Zira itimat, insan ilişkilerinin altın kuralıdır.

2-Adaletli davranın. (Hucurat 9)

İnsanlarla olan ilişkilerimizde daima adaletli olmalı, adaleti bir bilezik benzer biçimde kolumuzda taşımalıyız.

3-İnsanların arasını düzeltin. (Hucurat 10)

Birbiriyle konuşmayan iki yakınımız var ise ve biz buna şahitsek, onların arasını düzeltmek için elimizden geleni yapmak boynumuzun borcudur. Tanrı küs olanı sevmez, bunun düzelmesine vesile olanın da muhakkak ecrini verir.

4-Alay etmeyin. (Hucurat 11)

Alay etmenin ne kadar aşağılayıcı bir şey bulunduğunu sadece kendimize yapıldığında anlarız. Daima empati kurmalı ve asla alay etme yoluna başvurmamalıyız.

5-Birbirinizi ayıplamayın. (Hucurat 11)

Tıpkı alay etmek benzer biçimde bir insanoğlunun yapmış olduğu şeyi ayıplamak, gene aşağılamak anlama gelir. Ve ayıpladığımız, kınadığımız şeyi bigün yapmayacağımızın asla garantisi yoktur.

6-Birbirinizi fena lakaplarla çağırmayın. (Hucurat 11)

Bir insan kendisine lakap takılmasından hoşlanmıyorsa ona asla iyi ya da fena lakap takılmamalıdır. Arkasından fena bir halde lakap takılıyorsa bu kul hakkıdır ve karşılıklı helalleşmeden affı yoktur.

7-Zannın bir çoğundan sakının (Hucurat 12)

Zann; bir şahıs hakkında bilmediğimiz bir şey hakkında yorum yapmak, adı üstünde zannetmektir. Olmayan bir şeyi konuşarak gıybet etmek gene kul hakkıdır ve helalleşmeden affı yoktur.

8-Kusurları ve mahremiyetleri araştırmayın. (Hucurat 12)

Başkasının kusurunu ve özelini araştırmak onun mahremiyetine saygısızlıktır ve insan ilişkilerine aykırıdır.

9-Birbirinizin gıybetini yapmayın (Hucurat 12)

Hz. Peygamber (SAV) bu mevzuya dair hadisinde bir kişiyi kendisinde bulunan kusurlarla anmanın gıybet bulunduğunu, kendisinde bulunmayan bir kusuru ona isnat ederek aleyhinde konuşmanın ise karacılık sayılması icap ettiğini bildirmiştir.

Hz. Peygamber (SAV), Gıybetin ölmüş bir din kardeşinin etini yemeye benzetilmesiyle de bu davranışın iğrençliğini vurgulamak istemiştir. Bu benzetmeden, ölü etinin yenilmesi benzer biçimde gıybet etmenin de haram olduğu hükmü çıkarılmıştır.

Yakın ya da uzak, tanıdığımız ya da tanımadığımız bir kimsenin gıybetini yapmak haram olarak bildirilmiştir.

Kaynak: Ensonhaber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.