McDonald’s ve IBM ortaklığı, arabaya servis deneyimini nasıl kişiselleştiriyor?

[ad_1]

IBM, McDonad’s otomobile servis deneyimini kişiselleştirmek için güçlerini birleştirdi. Son yıllarda veriye dayalı bir pazarlama ve gelişme stratejisi benimseyen McDonald’s, otomobile servis mevzusunda işletmeler için suni zeka ürünleri ve çözümleri sunan IBM ile değişik bir modelde çalışmaya karar verdi. 

McDonald’s’ın teknoloji ve gelişme odaklı stratejisi

Ilk olarak McDonald’s’ın 2019 senesinde Accelerating the Arches stratejisi kapsamında Apprente’yi satın aldığını hatırlatalım. Bu satın alma ile şirket, dijital platformlarında, teslimat süreçlerinde ve otomobile servis esnasında kullanıcılarla sunmuş olduğu deneyimin, kullanıcıyla ilgili ve kusursuz olmasını hedefledi. 

Bu aşamada Apprente’nin karmaşık, oldukca dilli, oldukca aksanlı ve oldukca öğeli konuşma düzeni için ses tabanlı platformlar oluşturmak suretiyle kurulduğunu eklemekte yarar var. Firmanın geliştirdiği Otomatik Sipariş Alma (AOT) teknolojisinin McDonald’s restoranlarındaki Otomobile Servis kısmında daha süratli, daha rahat ve daha doğru sipariş alınmasını kolaylaştıracağı öngörüldü. 

Bununla birlikte, McDonald’s’ın toplamış olduğu verileri, alan kişi yolculuğuna eklemesi, müşteriler için daha tutarlı tavsiyeler sunulmasının ötesinde yürütülen iletişimin de kişiye hususi olmasını sağlamış oldu. Bu da restoranda sunulan alan kişi deneyimini bir üst seviyeye çıkardı. 

McD Tech Labs’in IBM’e devredilmesi

Bu deneyimin ortaya çıkmasını elde eden departman ise vakit içinde Apprente’den, McD Tech Labs’e dönüştü. McDonald’s ise 2021 yılının son aylarında McD Tech Labs’in yönetimini IBM’e devretti. Departmanın tüm varlıklarını satın almayı kabul eden IBM, böylece dünyanın en büyük restoran markasının müşterilerinin işlem geçmişine kavuşmuş oldu. Şirket, bu verileri bir tahminleme aracına dönüştürmek suretiyle kolları sıvadı. Söz mevzusu aracın bununla birlikte kişiselleştirilmiş tavsiyeler ve kampanyalar da sunması planlandı. Bu antak kalma kapsamında McDonald’s’ın alan kişi deneyimi kadar çalışan deneyimi de iyileştirilmiş olacaktı. 

IBM’in suni zeka ve organik dil işleme alanında alan kişi odaklı araçlar geliştirme mevzusundaki deneyimi, McDonald’s’ın ölçeklenmesini kolaylaştıracak. McDonald’s, Otomatik Sipariş Alma teknolojisini değişik pazarlara açma imkanı kazanırken, bu teknolojiye yeni diller, lehçeler ve menü çeşitleri ilave ederek bu pazarlardaki yayılımını sürdürecek.

Veriler nasıl kullanılacak? 

IBM için ise bu satın alma IBM Watson’ın öğrenmesi ve modeller çalıştırması için kıymetli bir veri havuzu anlamına geliyor. IBM’in benimsediği yaklaşımdan da bahsetmekte yarar var. 

Şirket, katalog, menü öğeleri ve pazarlama kampanyası KPI’ları ile beraber geçmiş işlem verilerini alıyor. Her makine öğrenimini kullanarak toplanan veri kümesini çözümleme etmek için müşterinin kişisel geçmişini parçalıyor, sonrasında gelecekteki davranışları kestirmek için benzer müşterilerle karşılaştırıyor. 

Chicago’da dinamik menüler

Bu esnada McDonald’s’ın Chicago’daki bazı otomobile servis hizmeti veren şubelerinde, alan kişi plakasını tanıyan dinamik menü panolarını kontrol ettiğini belirtelim. Bu dinamik menüler, sürücülerin geçmiş siparişlerine nazaran favoriler belirliyor ve bu bağlamda tavsiyeler sunuyor. 

Her iki dev firmanın, gelecek günlerde Otomatik Sipariş Alma mevzusunda çığır açacağını söylemek mümkün. Kurumsal şirketlerin, operasyonunu yönetmekte güçlük çekmiş olduğu teknoloji departmanlarını bir değere dönüştürüp, teknoloji firmalarına satması ise dikkate kıymet bir seçenek. Pazarlamanın teknolojiden güç almış olduğu günümüzde, markaların veri odaklı yaklaşımını sürdürmesi ve kullanıcı deneyimini geliştiren araçlardan destek alması eleştiri. 

[ad_2]

Kaynak: Webrazzi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.